osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

ahi ahmet celebi

AHÎ AHMED ÇELEBİ
Osmanlılar devrinde yetişen ünlü tıb âlimi. İsmi, Muhammed bin Kemâl’dir. Ahî Çelebi diye meşhur olmuştur. Doğum yeri ve târihi bilinmemektedir. Babası tarafından yetiştirilerek iyi bir tahsîl gördü. Yirmi sekiz yaşında iken babası ile birlikte İstanbul’a geldi. Babası, Fâtih Sultan Mehmed Han’ın hekimleri arasında yer aldı. Babasının vefâtından sonra. Hekim Kutbuddîn ve Altuncuzâde’nin derslerine devam etti. Bir çok araştırmalar yaparak daha önceki doktorların bulamadıkları ilâçları keşfetti.

ahi ahmet celebi
Âhî Çelebi, önce Fâtih Sultan Mehmed’in yaptırdığı dârüşşifânın başhekimliğine tâyin edildi, ikinci Bâyezîd, hassa emîni olarak tâyin edip, saraya alarak özel tabiblik makamına getirdi. Hâdiseleri çok güzel anlatmasından dolayı Pâdişâh onun sohbetlerini çok severdi. Kendisini çekemeyenlerin uydurduğu bâzı yalanlar üzerine vazifeden azl edildi. Fakat doğruyu öğrenen Sultan, eski vazifesine iade etti ve İstanbul’daki vazîfeli tabiblerin reîsületibbâsı yâni başhekîmi olarak görevlendirildi. Bir çok iltifat ve ihsânlara kavuştu.

Yavuz Sultan Selîm Han, pâdişâh olunca, Ahî Çelebi’yi bir müddet vazifesinden uzaklaştırıp, daha sonra tekrar eski vazîfesine tâyin etti, ona hürmet gösterdi. Kânûnî Sultan Süleymân’ın saltanatının ilk senelerinde hacdan dönerken, 1523 senesinde, doksan yaşını aşkın olarak, Mısır’da vefât etti ve İmâm-ı Şafiî hazretlerinin kabri yakınında defnedildi. Ahî Çelebi, bilhassa üroloji üzerine çalışmıştır. Böbrek ve idrar torbasında meydana gelen taşlarla ilgili Risâle-i Hâsât-ül-kilye vel-Mesâne adlı eserini yazmıştır. Eser tedâvî için tabiî ilâçları, özellikle şifalı sularla banyoyu tavsiye etmiştir. Ayrıca, İbn-i Nefîs’in Arabça el-Mûcez adlı bir tıb kitabını da Türkçe’ye tercüme etmiştir.

Ahî Çelebi, tabibliği yanında hayır sâhibi idi. İstanbul Yemiş İskelesi yakınlarında bir câmi yaptırıp, etrafındaki dükkânları ve Unkapanı’ndaki dükkân ve depolarının kira gelirlerini bu câmiye vakf eyledi. Edirne’de bir medrese, mekteb ve kendi adıyla meşhur hamamı yaptırdı. Çorlu’ya bağlı üç, Hayrabolu’ya bağlı üç, Çelebi çiftliği diye meşhur olan yirmi üç ve Anadolu’daki Şibli kazasına bağlı on bir köyün kendisine âit gelirini bu medrese ve mektebe vakf eyledi. Arazilerden elde edilen mahsûllerin fazlasının Medîne-i münevvere fukarasının ihtiyâçlarını te’min etmek üzere gönderilmesini şart koştu.

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

 1) Şakâyık-ı Nu’mâniyye tercümesi (Mecdî Efendi); sh. 423

 2) Osmanlı Müellifleri; cild-3, sh. 249

 3) Osmanlı Târihi (İ. H. Uzunçarşılı); cild-2, sh. 600

 4) Rehber Ansiklopedisi; cild-1, sh. 114

 5) Sicilli Osmânî; cild-4, sh. 109

 6) Tıb Târihi (Süheyl Ünver, İstanbul-194); sh. 166

 7) Şakâyık-ı Nu’mâniyye (Tasköprüzâde, Beyrut-1975); sh. 256

 8) Osmanlı İmparatorluğu’nda Fen ilimleri ve Yetişen Bilginler (Nuri Çalışkan, Yayınlanmamış öğretim Üyeliği tezi, Samsun-1981); sh. 127

  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 4
    Tıklama: 40
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=