osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

ali kemal

ALİ KEMÂL
Osmanlıların son devirlerinde yaşamış gazeteci, yazar ve devlet adamlarından. Asıl adı, Ali Rızâ olup, yazılarında Ali Kemâl imzasını kullandığı için bu adla meşhur olmuştur. Artin Kemâl diye de bilinir. Babası, Balmumcu esnafı kahyası, Çankırılı Hacı Ahmed Efendi, annesi ise Çerkez Şâyeste hanımdır. 1867 yılında İstanbul’da doğdu. 1922’de İzmit’te öldürüldü.

Çocukluğu mâliye nâzırı Nafiz Paşa’nın konağında geçti. İlk tahsilini burada yaptı. Fransızca öğrendi. Galatasaray Lisesi’nin son sınıfına imtihanla girdi. Orayı bitirince Mülkiye mektebini kazanarak tahsiline devam etti. Talebelik çağından itibaren arkadaşlarıyla çıkardığı Gülşen dergisinde yazı yazmaya başladı. 1886 yılında Mülkiye’nin dördüncü sınıfındayken gittiği Paris’ten İkinci Abdülhamîd Han’ın idaresine karşı, İstanbul’da yayınlanan gazetelere, yazılar gönderdi. Sorbon Siyâsi İlimler Akademisi’nde okudu ve Cenevre’de hukuk tahsîli gördü. Üç yıl sonra İstanbul’a döndü. Bâzı zararlı siyâsî faaliyetleri sebebiyle Haleb’e sürgün edildi. Beş yıl kadar Haleb’de kalıp, orada lisan ve edebiyat hocalığı yaptı. 1894’de tekrar İstanbul’a döndüyse de, aynı yıl içinde Avrupa’ya kaçtı. Paris’te bulunduğu sırada İstanbul’da yayınlanan İkdam gazetesine gönderdiği Paris mektupları adlı yazılarıyla kısa müddet içinde meşhur oldu. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, onu Paris sefaretine baş katib tâyin ettirerek kazanmak istedi. İki yüzlü bir siyâset tâkibeden Ali Kemâl, hem İkinci Abdülhamîd Han’ı, hem de ser hâfiye Ahmed Celâleddîn Paşa’yı idare etti. Bir ara Bürüksel sefareti İkinci kâtibi oldu. Sonra Mısır’a geçerek Türk adlı bir gazete çıkardı.

1908’de İkinci Meşrûtiyetin îlânı üzerine İstanbul’a döndü. İlk zamanlar İttihâd ve Terakkî fırkası ileri gelenleriyle iyi geçindi. Mülkiye’de siyâsî târih dersleri verdi ve İkdam gazetesinde başmakale yazarı oldu. İkdam gazetesinde yazdığı makalelerle İttihâd ve Terakkî fırkasına şiddetli hücumlarda bulundu. İttihâdçılarla arası açılınca, Hürriyet ve İtilâf fırkasına girdi. Peyâm gazetesini çıkarıp İttihâd ve Terakkî mensuplarına hücumlarını fazlalaştırdı. İki defa mahkûm oldu, kaçtı, affolundu, tekrar mahkûm oldu. Hürriyet ve îtilâf fırkası iktidara gelince, Dâmâd Ferîd Paşa hükümetinde ilk olarak maârif nâzırı (milli eğitim bakanı), daha sonra dâhiliye nâzırı (İçişleri bakanı) olarak vazife aldı. Birinci dünyâ harbinden sonraki mütâreke yıllarında hareketleriyle ve yazılarıyla Anadolu’daki millî kurtuluş hareketlerine karşı sert ve insafsız bir tavır takındı. Bu hareketlere katılanlara hakaret ve tehdit yağdırdı. Dâmâd Ferîd Paşa hükümeti düşünce ermeni Mihran’ın çıkardığı Sabah gazetesini kendi gazetesi olan Peyâm ile birleştirerek Peyâm-ı Sabah adıyla neşr etmeye devam etti. Yazıları ve fikirleri sebebiyle olduğu gibi, bir ermeni ile birleşerek gazete çıkardığı için Artin Kemâl adıyla tanındı. Nihayet, 1922 yılı Kasım ayının on sekizinde Beyoğlu’nda husûsî vazifelendirilmiş iki me’mûr tarafından tutularak motörle İstanbul’dan İzmit’e götürüldü. Muhakeme için Ankara’ya götürülürken İzmit’te halk tarafından linç edilerek öldürüldü.

Osmanlı Devleti üzerinde kirli emellerini gerçekleştirmek isteyen Alman-İngiliz rekabetinin had safhaya vardığı devirde İngiliz yanlısı olan Ali Kemâl, meşhur entelijans servis ajanı Fitz Maurice’in tabiriyle; “Kâmil Paşa’nın sadâret makamına getirilişini gerdûne-i sadâretle (sadâret arabasıyla) beraber İngiliz dostluğu Bâb-ı âlî’ye girdi” diyerek alkışlamıştır. İngiliz desteği ile Abdülhamîd Han’a karşı tertiplenen 31 Mart Vak’ası öncesinde Serbesti Gazetesi başyazarı Hasan Fehmi’nin İttihâdçılar tarafından öldürülmesini bahane ederek, cenaze merasimi sırasında Abdülhamîd Han’a karşı olanları ve yüksek tahsîl talebelerini kamuoyu meydana getirmek maksadıyla harekete geçirmiş, vatan ve devlet düşmanlarıyla aynı safta yer almıştır.

Sultan, İkinci Abdülhamîd Han’a karşı İttihâd ve Terakkî fırkası mensuplarıyla birlikte karşı çıkan, daha sonra İttihâdçılarla arası açılınca da onlara şiddetle muhalefet eden; düşmanların, Anadolu’yu paylaşmak için işgal ettikleri sırada ortaya çıkan millî kurtuluş hareketlerine cephe alan, dengesiz ve ihânete varan bir kişiliğe sâhib olan Ali Kemâl’in, târihe ve edebiyata âit bir çok makaleleri yanında, bâzı risale ve tercümeleri de vardır. Şiirle ilgili bâzı denemeleri de bulunmaktadır.

  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 29
    Tıklama: 79
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=