osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

pazar kayiklari

Pazar kayıkları

İstanbulun fethinden bir müddet sonra şehirle, sahil köyleri arasında mutazam kayık seferleri tesis edilmiş ve bu seferler hakkında muhtelif devirlerde nizamlar konulmuştu.

1677 senesinde Marmara, Haliç ve Boğaziçinde 17 kayıkçı iskelesi vardı. Bu iskelelere bağlı kayıkların mecmuu 1458 adetti.

Haliç ve Boğaziçindeki kayıkçıların Türk olmasına mukabil Kumkapı, Yenikapı, Samatya gibi iskelelere bağlı kayıkçıların çoğunu Rumlar teşkil ediyordu.

İstanbul kayıkçıları her sene 110 nefer kürekçi verirlerdi. Bu kürekçileri, kayıkçıların kethüdası, yiğitbaşıları ve ihtiyarları seçerdi. İstanbul sularında hususi binek vasıtası olan piyade ve sandallardan sonra halkı taşıyan ve eşya nakleden kayıklar muhtelif isimler alırlardı. Pazar kayıkları, mumhane sandalları, at kayığı, ateş kayığı, mavna, çektirme, preme ve kuritalardır.

17. asırda İstanbul kıyıları arasındaki münakale premelerle yapılıyordu. Premeler iki, dört ve altı kürekli olurlardı. Yelkende kullanılırdı.

Genç kadınların erkeklerle premelere binmemeleri hususunda da premeciler kethüdasına (şer-i şerife mualif taze avratlar levend tayfasile premeye girip gezmekten hazer edesen) diye hüküm gönderiliyordu.

İstanbulun toplu insan deniz vasıtaları Pazar kayıkları oldu. İskeleler arasında insan ve eşya nakleden kayıkların herbiri 50-60 kişi taşırdı. Ve günde birer ikişer nöbet sefer yaparlardı.

Pazar kayıkları üç, dört çifte olur, her küreği ayakta olmak üzere bir adam çekerdi. Bazı şahıslar, iskelelere Pazar kayıkları vakfederlerdi. Boğaziçi iskelelerinden bir çoğunda bu şekilde vakfedilmiş Pazar kayıkları çalışırdı.

Kavak iskelesinde sultan Mecid`in Yeniköyde Çavuş zade Elhaç Mustafa Efendinin, Beykozda Cezayirli Ahmed Paşanın, Bebekte Şeyhülislam Çelebi zade İsmail Asım Efendinin, Kanlıcadan İskender Paşanın vakfettikleri Pazar kayıkları vardı. Boğaziçinin Mirgün, Beylerbeyi, Kuzguncuk, Üsküdar, Beşiktaş, Ortaköy, Arnavutköy, İskelelerinde I. Abdulhamidin vakfından pazar kayıkları çalışırdı.

1806 senesinde I. Abdulhamid vakfından olan 10 Pazar kayığının inşasına 28 bin 591, 5 kuruş sarfedilmişti.

Pazar kayıkları içlerinde oturmak için birer kilim bulunur ve yolcuların su içmelerine mahsus maşrapalar bulunurdu. Pazar kayıkları için ayrıca köylerde kayıkhaneler ve iskeleler yapılırdı.

1826 senesinde Üsküdarda büyük iskele ve Balaban iskelelerinde 3, Ortaköyde 2, İstavrozda, Hasköyde, Balatta birer Pazar kayığı çalışıyordu. Diğer iskelelerinde kalabalığına göre muhtelif adette kayıkları vardı.

1841 senesinde bir Pazar kayığı ayda 300 kuruş kadar irat getirir ve bütün takım ile beraber 12000 kuruşa satılabilirdi. Halkı ve eşyasını taşıyan bu kayıklarda saray içinde yapılır. Saray mızıkası,göçlerde bazı eşya ve hassa atları bu kayıklarla taşınırdı.

Boğaziçinde sert havalarda bazı Pazar kayığı kazalaırna tesadüf edilirdi. 1843 tarihli bir gazete böyle bir kazayı haber vermektedir: (fırtınalı geçen Perşembe günü Beykozdan İstanbula müşteri ile dolu bir Pazar kayığı, gelirken fırtına sebebile Sarayburnu açığında su fıçıları ile yüklü olan bir kayığa çatıp Pazar kayığı içindeki 3 hatunun suya düştüğü zatı şahane tarafından görülmüş ve derhal tahlis kayığı gidip çıkarmış ve Saray-ı Mülükaneye götürülüp hamama vas ve herbirine birer takım libas ve atiyeler ihsan edilmişti.)

Boğaziçi ile Haliçte işlemek üzere Evkaf Nezaretinin muhtelif iskelelerde yaptırdığı Pazar kayıkları çoğalınca bunların idaresi 1837 senesinde Evkafta 750 kuruş maaşla bir kayıkçılar kitabetine bağlanmış ve 10 yerdede kayıkçılar kethüdası kurulmuştu.

Şirket-i Hayriyenin tesisinden sonra da Pazar kayıkları faaliyetine devam etmişti. Vapurlardan daha ucuza insan ve eşya taşıyan bu kayıklara fakir halkın rabeti eksilmemişti.

(o zamanlar Boğaziçinin her köyünde bulunan Pazar kayıkları fakir ahalinin işine yaradığından köyün o vakitki tabirile eşrafının himayeleri altında olmasıda Boğaziçi ananelerinden biriydi. Mehtabı tertib eden kimsenin saz takımı için kendi bulunduğu köydeki Pazar kayığını kiralamasıda bu anane iktizasındandı.
  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 166
    Tıklama: 1078
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=