osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

sultan murad makedonya fethi



İç teşkilâtlandırma ve îmâr faaliyetleri sebebiyle Rumeli’de geçici bir zaman için durdurulan fetih harekâtı 1380’de tekrar başladı. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki durumunu sağlamlaştırması için Sofya, Niş ve Manastır’ı alması lüzumlu idi. Sofya’nın zaptı, Osmanlı hâkimiyetinin Bulgaristan’da tutunmasını emniyet altına almak demek olup, Niş ve Yukarı Sırbistan’ın kapısı idi. Vardar nehri ötesindeki hareketlerin akın harekâtı seviyesinde kalmayıp, fütûhatın Arnavutluk’a doğru genişletilebilmesi için de Manastır’ın alınıp hareket üssü olarak elde bulundurulması gerekiyordu.

Bu durumu değerlendiren Murâd Han, Rumeli’den evveı Makedonya’da harekete geçilmesini emretti. Böylece 1380’de Vardar’ın sol sahilindeki İştip alındı. Daha sonra büyük bir ordu ile Vardar nehrini geçen Tîmûrtaş Paşa, 1382’de Manastır’ı haraca bağladı ve Pirlepe’yi aldı. Bir sene sonra da Arnavutluk ve Bosna taraflarına akınlar yapılarak askerin bölgeyi tanıması sağlandı. Sofya üzerine sevkedilen ince Balaban Bey de uzun süren bir muhasara savaşından sonra şehri zaptetti. Bunun ardından Tîmûrtaş Paşa’nın oğlu Yahşî Bey’in Yukarı Sırbistan tarafına yaptığı harekât sonunda Niş fethedildi. Önceleri akıncılar tarafından alınıp sonra terkedilen, ticâret yolu üzerinde ve Sırbistan’ın kapısı mesabesinde olan Niş’in Osmanlı kuvvetleri tarafından kat’î şekilde alınması üzerine tehlikeli duruma düşen Sırp despotu Lazar, evvelce bir muahede ile Osmanlı ordusuna vermeği taahhüd ettiği asker mikdârını arttırdığı gibi, daha fazla vergi ödemeyi kabul etti. Bu arada Bursa’da Murâd Han’a karşı ayaklanıp saltanatını îlân eden şehzâde Savcı Bey, Kete ovasında yapılan savaşta mağlûb edilip yakalandı ve cezalandırıldı.

1385 senesinde vezir Çandarlı Halîl Hayreddîn Paşa, beraberinde akıncı kumandanı Evrenos Bey olduğu hâlde, Makedonya’dan batıya doğru harekâta başladı. Bir kaç sene evvel Tîmûrtaş Paşa tarafından haraca bağlanıp sonra elden çıkmış olan Manastır’ı zaptettiği gibi, arkasından Ohri’yi aldı. Çandarlı Halîl Hayreddîn Paşa’nın Ohri’yi fethiyle Osmanlı kuvvetleri Arnavutluk hududuna yerleşti. Kuzey Arnavutluk prensi Balsa ile Draç ve Orta Arnavutluk dukası Şarl Topia arasında meydana gelen muhârebede, Draç dukası Hayreddîn Paşa’dan yardım isteyince, Hayreddîn Paşa, Draç prensine yardım ederek Savra’da galibiyetini te’min etti. Bu muhârebede prens Balsa öldürüldü.

Bu zaferden sonra 1386’da Osmanlı kuvvetleri Venediklilerin elinde olan Kroya ve İşkodra’yı zaptetti. Fakat Murâd Han her iki şehri de tekrar Venediklilere bıraktı. Çünkü Philippe de Mezieres bir haçlı seferi hazırlanması için Avrupa’da vâzlar ederken, Akdeniz’de kuvvetli bir donanmaya sâhib olan Venediklilerle mes’ele çıkarmak istemiyordu. Muvaffakiyetin yalnız kılıçla kazanılmayacağını Anadolu beyliklerine karşı kullandığı politika ile isbat etmiş olan Murâd-ı Hüdâvendigâr, Venediklilerin Osmanlı Devlet aleyhine bir mücâdeleye katılmasına sebeb olmamaya dikkat ediyordu.

  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 43
    Tıklama: 100
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=