osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

cengiler kocekler





Eski asırlarda İstanbul` da dans eden kadınlara çengi ve erkelere köçek deniyordu.
Gene Rumlar köçeklik sanatında çalışırlar, muhtelif saz heyetlerine tâbi olarak şık ve zengin elbiseleri ile ya tek tek ya da ikişer ikişer, çeşidli şekillerde raksederlerdi.
Bu köçekler ve saz heyetleri çok para kazanıyorlardı, Çünkü ev sahibinin verdiğinden başka bütün hazır bulunanlardan da ayrıca parsa toplarlardı. Her oyun sonunda ellerinde birer tefle odanın dört bir yanını dolaşırlar ve herkes kendilerine gönüllerinden kopan parayı verir, hattâ içlerinde duka altınları verecek kadar ileri gelenler de vardı.
Çnegi kızlar, hattâ Türk sazcıların kızları, umumî yerlere gitmezlerdi. Dansozler hususî konaklarda tek başlarına veya ikişer ikişer oynarlardı.
Sarayda ve büyüklerin harem dairelerinde dans öğrenen bir çok genç cariye bulunuyordu.Hanımları ve Paşaları bunlar eğlendirirdi. Bu eğlenceler gayet sessiz yapılır, şeriat hükümleri ve umumî ahlak kaideleri dışında ayrıca zabıta nizamnameleri de bu hususta sert ve uyanık davranmaktadır.
Çnegiliğe heves edenler, uzun müddet çengi kolbaşıları kadınlarının evlerindeki meşkhanelerde raks talim ederlerdi.
Rakkaseliğin birinci şartı sazendelik ve hanendelik gibi usullere âşîna olmaktı. Her adımın sazın uzulüne göre atılması lâzımdı. Rakkasın da kendine göre bir takım kaideleri vardı.
Raks esnasında kafa tutmalar, omuzdan titremeler , bel kırmalar, topuktan çarpmalar, tırmak üstünde uçar gibi koşmalar tamamen sazınusulünde cereyan ederdi.
19. asrın ikinci yarısında İstanbul2 un meşhur çengileri Tosun Paşa kızı Ceziye, Hancı kızı Zehra, Küçük pazarlı Naileydi.
Osmanlı sarayında da tavşan ve pandomim dansları diye çeşidli rakslar yapılırdı.
Abdülmecid devrinde Avrupa` dan getirtilen bazı muallimler vasıtasile genç kızlara bando ve oyunlar talim ettirilmişti. Padişahların ve diğer büyük sultanların harem dairelerinde bu genç kızlardan mürekkeb bando heyetlerinin iştirakı ile oyuncu kızlar türlü danslar yaparlardı. Bu kızların kendilerine mahsus hususî kıyafetleri vardı.
Bu alafranga danslardan başka bir de matrak denilen oyun oynanırdı.
Bu oyun için ortaya dört ayaklı cilalı bir direk konulur ve tepesine birer uçları aşağı sarkan çeşidli renkte kordelâlar bağlanırdı.
Mızıka çalmaya başlayıp, her biri bu kordelâların renginde giyinmiş kızlar ortaya çıkınca döne döne raks ederek elbiseleri rengindeki kordelâları tutarlar ve bu şekilde kordelâları örmeye başlarlardı.
Nihayet kordelâlar direğin tepeisne kadar örülmüş olur ve gene raks ede ede bu örgüler çözülürdü.
  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 20
    Tıklama: 105
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=