osmanli devleti derin tarihi,osmanli korsanlari,osmanli valide sultanlari,unlu turk denizcileri,osmanlida denizcilik osmanli sultanlari ile ilgili hersey,osmanli derin gecmisi,savaslari,osmanli kronolijisi,osmanli tarihi,harem entrikalari,osmanli ansiklopedisi,anadolu selcuklu devleti,osmanli devleti tanitim sitesi


Osmanli Bizim Çektiğimiz Videolar

osmanli-devleti1299 | Osmanli Devleti | osmanli padisahlari | osmanli vezirleri | Osmanli Ansiklopedi Bilgileri

sultan murad kisiligi




Eski târihlerin kayıtlarına göre Murâd Han; orta boylu, yuvarlak yüzlü, irice burunlu, boynu uzun, parmakları iri ve enli, sakalı sık değil, cesur disiplinde babasından daha sert, hiddetli, harekâtında sür’atli bir hükümdardı. Halkı ve askeri tarafından çok sevilip, Sultân-ül-Guzât vel-Mücâhidîn, Melîk-ül-Meşâyih, Gıyâs-üd-Dünyâ ved-Dîn, Şihâbüddîn, Gâzi, Hünkâr, Hüdâvendigâr, Leys-ül-İslâm, Ebü’l-Feth, Giyâs-ül-Müslimîn, Es-Sultân-ül-Adl, Sultân-ı Muazzam gibi lakablar verildi. Yirmi dokuz sene süren hükümdarlığı zamanında zaferden zafere koşmuş ve hepsinde muvaffak olarak mağlûbiyet yüzü görmemişti. Babasından bir beylik olarak devraldığı devleti İmparatorîuk hâline getirmiştir. Gibbons’un da pek güzel tarif ettiği gibi Osman Gâzi etrafına bir ırk toplamış, Orhan Gâzi bir devlet vücûda getirmiş, fakat imparatorluğu Murâd-ı Hüdâvendigâr kurmuştur.

Zamanındaki hâdiseler ve bunlara karşı takındığı tavırlar dikkatle incelendiğinde, azîm, irâde, vakar ve ciddiyet sahibi olan Murâd Han; din farkı gözetmeksizin tebeasına karşı çok şefkatli ve merhametli idi. Samîmi şahsiyeti ile içte ve dışta sevgi ve saygı uyandırmış büyük bir Türk hükümdarı idi. Kendi gayretleri yanında, Çandarlı Halîl Hayreddîn ve onun oğlu Ali paşalar gibi iki şahsın gayret ve faaliyetleri ile hukukî, mâlî, askeri sahalarda esaslı teşkîlât yaparak, devleti aşîret hâlinden kudretli bir devlet hâline getirmişti. En tehlikeli zamanlarda bile itidalini muhafaza eder, ne suretle hareket edeceğini bilir ve vereceği kararı mutlak surette tecrübeli beyleriyle müzâkere ettikten sonra verirdi. Kendi mütâlâasına aykırı mütâlaaların isabetini takdir edince onu kabul eder, îtirâzlara ehemmiyet verir ve dinlerdi. Bu hâli, başarılarında çok etkili olmuştur.

Ağabeyi Süleymân Paşa’nın başlattığı Rumeli fütûhatını büyük bir siyâsî dehâ ile kısa zamanda geliştirdi. Anadolu’daki Türkmen aşiretlerini fethettiği bölgelere yerleştirerek, bölgede Türk nüfûsunun çoğunluğu ele geçirmesini sağladı. Bu göçler sayesindedir ki, Osmanlı Türkleri fütûhatı Viyana önlerine kadar ilerleyerek, Rumeli’de Osmanlı Devleti beş yüz yıl hâkimiyetini devam ettirdi.

Anadolu beylikleriyle de kısmen akrabalık bağları, kısmen de Karamanoğulları örneğinde olduğu gibi, zorla hâkimiyet kurarak, bu beyliklerin potansiyel askerî güçlerini Balkan fütûhatında geniş şekilde kullandı.

  • Burdasin: Ana Sayfa
    Bugün: 157
    Tıklama: 354
    Çevrimiçi:
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=